Nazi Almanya’sının propaganda bakanı Goebbels’in tarihi görevi; Alman halkından I.Dünya Savaşı’nın yıkıcı/yenilgi travmasını ve ekonomik buhranı avantaja çevirerek “üstün ırk” bilincini uyandırmak ve Hitler’in totaliter rejimine mutlak itaati sağlamaktı. Başardı ve amacına ulaştı.
Günümüz demokrasilerinin ürettiği otoriter yönetimler tarafından, iktidarlarını sürdürebilmek için uygulamaya konulan benzer propaganda ve algı yöntemleri, Goebbels’i ve maharetlerini yeniden gündeme getirdi. Goebbels, kitlelere hitap etme yeteneği ve ‘Büyük Yalan Tekniği’ile tanınmaktadır.
Bilgimizi yenilemek için Goebbels’in amaca ulaşmak için kullandığı yöntemler nelerdir inceleyelim:
Tek Merkezden Kontrol:
Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı aracılığıyla tüm basın, radyo, sinema, tiyatro ve sanat faaliyetleri tek elde toplandı. Muhalif yayınlar tamamen yok edildi. Kitle İletişim Araçlarının Yoğun Kullanımı: “Halk Alıcısı”(Volksempfänger) adı verilen ucuz radyolar kitleselleştirildi ve sokaklara kurulan hoparlörlerle Nazi mesajlarının kesintisiz olarak her yere ulaşması sağlandı.
Günah Keçisi Yaratma:
Ekonomik ve siyasi tüm olumsuzlukların, savaş yenilgilerinin ve ahlaki yozlaşmaların faturası “Yahudiler ve komünistler” başta olmak üzere belirli azınlıklara kesildi.
Büyük Yalan ve Basitleştirme:
Karmaşık siyasi fikirler yerine, duygulara hitap eden basit, vurucu sloganlar sürekli tekrarlandı. örn: ” Ein Volk- Ein Reich- Ein Führer /Tek Halk, Tek İmparatorluk, Tek Lider” Nasyonal sosyalistlerin en önemli propaganda sloganıdır.
Algı Yönetimi ve Kitle İstihbaratı:
Halkın nabzı gizli servis raporları ve günlük temaslarla sürekli tutuldu; propaganda yöntemleri,direktifleri kamuoyunun o anki psikolojisine göre anlık olarak uyarlandı.
Günümüzde, özellikle Türkiye siyasal iktidarının,propaganda yönetemiyle benzerlikleri:
-Günümüz Türkiye’sindeki siyasal iktidarın propaganda yöntemleri, Joseph Goebbels’in kitleleri etkilemek için geliştirdiği bazı temel iletişim psikolojisi prensipleriyle yapısal ve taktiksel benzerlikler taşımaktadır.
-Ancak modern dönem, kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi (sosyal medya, algoritmalar) ve demokrasi içi mekanizmaların kullanılması nedeniyle çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir.
1.Tek Seslilik ve Medya Kontrolü Goebbels Dönemi:
Tüm gazete, radyo ve sinemalar Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı’na bağlandı; muhalif sesler tamamen yasaklandı.
*Günümüz Türkiye’si:
Klasik medyanın (televizyon kanalları ve gazeteler) büyük bir kısmı doğrudan veya dolaylı olarak iktidar kontrolüne alındı; aynı haber metinlerinin ve manşetlerin birden fazla yayın organında eş zamanlı verilmesiyle tek sesli bir yankı odası yaratıldı.
2.Kutuplaştırma ve “İç Düşman” (Günah Keçisi) Yaratma/Goebbels Dönemi:
Ekonomik krizlerin ve I. Dünya Savaşı yenilgisinin sorumlusu olarak Yahudiler ve komünistler hedef gösterildi.
*Günümüz Türkiye’si:
Siyasi, ekonomik veya toplumsal her krizde sorumluluk iktidarın dışındaki aktörlere (“dış güçler”, “faiz lobisi”, “terör seviciler” veya muhalefete) yüklendi. Toplum “biz ve onlar” olarak keskin çizgilerle bölünerek sosyal ve siyasal taban konsolide edildi.
3.Basitleştirme ve Sürekli Tekrar (Büyük Yalan Prensibi)/Goebbels Dönemi:
Karmaşık ideolojiler halkın anlayacağı birkaç basit slogana indirgendi ve milyonlarca kez tekrarlandı.
*Günümüz Türkiye’si:
Ekonomik veya siyasi krizler, karmaşık verilerle değil; “beka sorunu”, “yerli ve milli”, “Türkiye Yüzyılı” gibi duygusal, ulusalcı ve dini sembollerle yüklü basit sloganlarla açıklandı. Örn. “Tek vatan- tek bayrak- tek millet”
Bir iddia gerçek olmasa bile ekranlarda ve sosyal medyada sürekli tekrarlanarak kitleler nezdinde “doğru” kabul ettirilmeye çalışılır ki; Goebbels’den beri bilinen bir yöntemdir.
4.Dijital Goebbelsçilik/ Sosyal Medya ve Troll Ağları:
Ucuz “Halk Alıcıları” (radyo) ile Nazi mesajları her eve, doğrudan bireyin mahrem alanına sokuldu.
*Günümüz Türkiye’si:
Radyonun yerini akıllı telefonlar ve sosyal medya aldı. Organize trol ağları, bot hesaplar ve yapay zeka destekli algoritmalar vasıtasıyla muhalif sesler bastırılır, dezenformasyon (yanlış bilgi) hızla yayılarak gündem suni olarak manipüle edilir.
5.Lider Kültü ve “Kurtarıcı” İmajıGoebbels Dönemi:
Hitler,Almanya’yı düştüğü durumdan kurtaracak tek, yanılamaz ve kutsal bir lider (Führer) olarak pazarlandı.
*Günümüz Türkiye’si:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Toplumuna, tüm kazanımların tek mimarı, devletin ve milletin varlığının yegane teminatı olan “dünya lideri” veya “ümmetin lideri” kültüyle sunuldu. Hatasızlık algısı yaratılarak kurumsal başarısızlıklar liderin şahsından uzak tutulmaya çalışıldı.
6.Duygusal İstismar ve Mağduriyet AnlatısıGoebbels Dönemi:
Alman milletinin Versailles Antlaşması ile uğradığı haksızlık ve mağduriyet sürekli işlenerek kitlelerde intikam ve savunma psikolojisi diri tutuldu.
*Günümüz Türkiye’si:
Geçmişteki vesayet odakları, başörtüsü yasakları veya darbe girişimleri üzerinden sürekli bir “mağduriyet ve direniş” anlatısı güncel tutularak;iktidar gücünü elinde bulundurmasına rağmen psikolojik olarak her zaman “sisteme karşı mücadele eden mazlum” rolü korunmaya çalışılmaktadır.
Yukarıdaki karşılaştırmayı daha iyi analiz edebilmek için; Propaganda yöntemlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işleyişi, Sosyal medyadaki dezenformasyon yasaları ve sansür mekanizmaları, Seçim dönemlerinde kullanılan görsel ve dilsel mitleri birlikte değerlendirmek gerekir.
-Son 25 yılda Türkiye’de bu tekniklerin hepsi uygulandı. Bu zaman diliminde Goebbelsvari propagandaların etkisini azaltamayan; halkını bu algı yönetiminden koruyamayan muhalefet; bu defa kedisi başladı aynı yöntemleri uygulamaya. Çok acıdır ki, bu cümleleri kurmak durumunda kalıyorum. Bu güne kadar şok etkisi uyandıracak, düşünmeye sevk edecek tarihten alıntılar yaparak uyarılarda bulundum. Bu defa tarihsel yansımalarıyla demokratik parlamenter sistemimizin son 20-25 yılını özet olarak önümüze getirdim. Bir sonraki yazımda bu buğulu ortamdan nasıl çıkılır? sorusunun yanıtlarını arayacağım.
